
Akdeniz diyetinin sağlık üzerindeki olumlu etkileri uzun yıllardır araştırılmaktadır. Çok sayıda çalışma, bu beslenme modelinin kardiyovasküler sağlık, metabolik denge ve sağlıklı yaş alma ile ilişkili olduğunu göstermektedir.
Son yıllarda ise araştırmacıların dikkatini çeken başka bir nokta öne çıkmaya başladı: Akdeniz diyetinin temelini oluşturan birçok besin, doğal olarak Spermidine açısından zengindir.
Spermidine, tüm canlı hücrelerde bulunan doğal bir poliamindir. Yaşla birlikte seviyeleri azalırken, hücrelerin kendi bileşenlerini yenilemesini sağlayan otofaji mekanizmasıyla olan ilişkisi nedeniyle longevity araştırmalarında giderek daha fazla ilgi görmektedir.
Akdeniz tipi beslenme → daha yüksek Spermidine alımı → hücresel kalite kontrol mekanizmalarının desteklenmesi → sağlıklı yaş alma araştırmalarında artan ilgi
Spermidine tek başına bir “mucize molekül” değildir. Ancak epidemiyolojik çalışmalar ile laboratuvar araştırmalarından elde edilen verilerin birbirini desteklemesi, onu modern longevity biliminin dikkat çeken başlıklarından biri haline getirmiştir.
Spermidine, hücre büyümesi, protein sentezi ve gen ekspresyonu gibi birçok temel süreçte görev alan poliamin ailesinin doğal bir üyesidir. Vücudumuz tarafından üretilebildiği gibi besinlerden de alınabilir. Hemen hemen tüm dokularda bulunan bu molekülün seviyeleri yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir.
Araştırmacıların ilgisini çeken temel nokta ise, Spermidine‘in hücrelerin doğal yenilenme mekanizması olan otofaji ile olan ilişkisidir. Otofaji; hasar görmüş proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve eski mitokondrilerin geri dönüştürülmesini sağlayan doğal bir süreçtir. Bir anlamda hücrenin kendi bakım ve temizlik sistemidir.
Araştırmalar, EP300 enziminin baskılanmasının otofaji sürecinin aktive edilmesine katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Bu nedenle Spermidine, modern longevity araştırmalarında doğal otofaji indükleyicilerinden biri olarak tanımlanmaktadır²⁻³.
Akdeniz tipi beslenmenin dikkat çekici özelliklerinden biri, Spermidine içeren besinlerin gün içine doğal olarak dağılmış olmasıdır.
Sebzelerden baklagillere, tam tahıllardan fermente gıdalara kadar pek çok besin grubu belirli miktarlarda Spermidine içerir. Bu nedenle araştırmacılar, tek bir besinden çok bütüncül beslenme modeline odaklanmaktadır.
Aşağıdaki tabloda, Akdeniz tipi beslenmede öne çıkan doğal Spermidine kaynakları yer almaktadır:
Kaynak: Polyamines in Food [3].
Spermidine miktarları; ürünün çeşidine, yetiştirilme koşullarına ve hazırlanış şekline bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle değerler kesin miktarlar değil, genel referans aralıkları olarak değerlendirilmelidir.
İtalya’nın Bruneck bölgesinde yürütülen ve 20 yılı aşkın süreyi kapsayan prospektif çalışmada, toplam Spermidine alımının önemli bir kısmının tam tahıllar, elma ve armut gibi besinlerden geldiği gösterilmiştir⁴.
Belki de Akdeniz diyetinin gücü tek bir bileşenden değil, hücresel düzeyde birbirini tamamlayan çok sayıda doğal bileşenin uzun yıllar boyunca birlikte çalışmasından kaynaklanmaktadır.
Spermidine seviyeleri yaşam boyunca sabit kalmaz. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde daha yüksek olan seviyeler, orta yaşlardan itibaren kademeli olarak azalma eğilimi gösterir. Yaş ilerledikçe otofaji aktivitesinin azalmasıyla birlikte hücresel atıkların birikmeye başladığı bilinmektedir.
Bu durum, yaşlanma sürecinde gözlenen daha geniş biyolojik değişimlerin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Araştırmalar; yaşla birlikte otofaji aktivitesinin azaldığını, kronik düşük dereceli inflamasyonun arttığını ve mitokondri fonksiyonlarının değişebildiğini göstermektedir.
Elbette bu değişimlerin tek nedeni azalan Spermidine seviyeleri değildir. Ancak araştırmacılar, bu düşüşün biyolojik yaşlanmanın karakteristik özelliklerinin ortaya çıktığı hücresel ortamın bir parçası olabileceğini düşünmektedir (Ni & Liu, 2021).
Spermidine alımını artırmaya yönelik yaklaşımlar genel olarak iki başlık altında değerlendirilmektedir: beslenme ve takviye kullanımı.
Araştırmalar ışığında en bütüncül yaklaşımın; sebzeler, baklagiller, tam tahıllar, mantarlar, kuruyemişler ve fermente gıdalar açısından zengin Akdeniz tipi beslenme modeli olduğu düşünülmektedir.
Bu yaklaşım yalnızca Spermidine sağlamaz; aynı zamanda lif, polifenoller ve sağlıklı yağlar gibi birçok farklı bileşeni de bir araya getirir.
Takviyeler çoğunlukla buğday ruşeymi ekstraktından elde edilmektedir. Mevcut çalışmalar, oral alımın iyi tolere edildiğini ve yaygın kullanılan doz aralıklarında güvenli kabul edildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, uzun dönem sonuçları değerlendiren insan çalışmaları devam etmektedir.
Aslında beslenme ve takviye yaklaşımları birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir.
Baklagiller, tam tahıllar, mantarlar ve fermente gıdaları içeren dengeli bir beslenme modeli, günümüzde önerilen birçok sağlıklı yaşam yaklaşımıyla uyumludur.
Belki de Akdeniz diyetinin uzun yıllardır dikkat çekmesinin nedeni, tek bir “mucize molekül” değil; hücrelerin ihtiyaç duyduğu çok sayıda doğal bileşeni bir araya getiren bütüncül yapısıdır.